Cinsel Dokunulmazlığa Karşı Suçlar-1

Cinsel Dokunulmazlığa Karşı Suçlar-1

Türk Ceza Kanunu (TCK) madde 102, 103, 104 ve 105’te düzenlenen cinsel dokunulmazlığa karşı suçlar tipiklik unsuru ve özellikle diğer suç tiplerine göre farklılık gösteren suçun sübut bulup bulmamasında dikkat edilecek hususlar bakımından ele alınacaktır.  Bu yazıda cinsel dokunulmazlığı ihlal eden suç tipleri yasanın sistematiğine uygun bir şekilde incelenerek bu suçların soruşturma ve kovuşturma aşamasındaki usul kuralları ile ispat hukuku açısından uygulamada yaşanan zorluklar ve suçun esasına ilişkin sorunlar mevzuat hükümleri ve yargı içtihatları ile açıklanacaktır. Bahsi geçen suç tipleri hakkında akademik tartışmalara yüzeysel olarak değinilecek olup daha çok uygulamada yaşanan uyuşmazlık konuları ele alınacaktır. Her bir suç tipine kısaca değinilecek fakat bu suç tiplerinin yargısal denetiminde somut olayın özelliğine göre farklı kurumlardan bilirkişi görevlendirilmek suretiyle teknik bilgi alınabileceği hususları göz önünde bulundurulmasında faydalı olacaktır.

TCK Düzenlenen Cinsel Dokunulmazlığı İhlal Eden Suçlar

Başlık olarak TCK’da düzenlenen ifadesini bilinçli olarak kullanmış bulunmaktayız. Zira kanunilik ilkesi gereği yasal olarak unsurları ve cezası düzenlenmemiş bir suç ile ilgili olarak kişiler hukuk devletinde cezalandırılamaz. Bunu kanunilik ilkesinin basit bir tanımı olarak ifade edebiliriz.

Makale konusu suç tipleri, TCK’nın 2.kitabında Cinsel Dokunulmazlığa Karşı Suçlar başlıklı 6.Bölümünde düzenlenmiştir.

TCK 102.Madde- Cinsel Saldırı

TCK m.102/1, birinci cümle, cinsel davranışlarla bir kimsenin vücut dokunulmazlığını ihlal eden kişi, mağdurun şikayeti üzerine 5 yıldan 10 yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.

TCK m.102/1,ikinci cümle, cinsel davranışın sarkıntılık düzeyinde kalması halinde 2 yıldan 5 yıla kadar hapis cezası verilir.

Bu suçun birinci cümlesinden anlaşılacağı üzere suç tipinin basit hali düzenlenmektedir ve suç tipinin basit hali şikayete tabidir. İkinci cümlesi ise failin cinsel davranışı, ani gelişen, süreklilik arz etmeyen hali sarkıntılık suretiyle cinsel saldırı suçunu oluşturmakta ve daha az cezayı gerektirmektedir. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 2019/45 Esas 2022/62 Karar nolu ilamında “.. bir kimseye karşı cinsel arzuları tatmin amacıyla işlenen, vücut dokunulmazlığını ihlal eden, basit cinsel saldırı veya çocuğun basit cinsel istismarı yoğunluğuna ulaşmayan, devamlılık göstermeyen ani ve kesintili davranışlar olarak kabul edilmelidir..” Somut olayın niteliğine göre sarkıntılığı aşan ancak vücuda organ veya sair bir cisim sokma veya bunlara teşebbüs boyutuna ulaşmayan cinsel amaçlı bedensel temasla gerçekleşen eylemler basit cinsel saldırı/mağdurun yaşına göre çocuğun basit cinsel istismarı suçunu oluşturacaktır.

Suçun Maddi Unsurları: 

Fail, bu suçun faili kadın veya erkek ayrımı yapılmaksızın herkes olabilir. Failin SSÇ yani suça sürüklenen çocuk olması halinde ayrı bir düzenleme bulunmamaktadır. (SSÇ ile ilgili ayrıntılı bilgi için linkteki yazıyı okuyabilirsiniz.)  Failin yaşının küçük olması halinde TCK’da yaş küçüklüğüne ilişkin hükümlerle birlikte bu suç tipinin birlikte ele alınması gereklidir.

Mağdur, bu suç açısından aynen failde olduğu gibi cinsiyet fark etmeksizin herkes olabilir. Ancak mağdurun 18 yaşından büyük olması gerekmektedir. Zira, cinsel suçlarda 18 yaş altındaki mağdur için farklı kanuni düzenlemeler bulunmaktadır. Cinsel saldırı suçunun hayvana karşı işlenmesi, Hayvanları Koruma Kanunu hükümlerine tabidir.

Suçun Konusu, saldırının gerçekleştiği kişinin vücududur.

Fiil, TCK madde 102/1’de düzenlenen suçun oluşabilmesi için fail, mağdurun vücuduna temas etmiş olması zorunludur. Fail bu teması, cinsel arzularını tatmin amacıyla yapmalıdır. Çünkü vücuda temas olmadığı takdir de bu suç tipi oluşmayacak ve fakat diğer şartları varsa cinsel taciz suçu oluşabilecektir.

Suçun Manevi Unsuru,  TCK madde 102/1. birinci cümlede düzenlenen basit cinsel saldırı ve ikinci cümlede düzenlenen sarkıntılık düzeyinde basit cinsel saldırı suçları, cinsel arzuları tatmin amacıyla kasten işlenen suçlardandır. Yani suçun taksirle işlenmesi mümkün değildir.

Suçun Hukuka Aykırılık Unsuru, TCK madde 102/1’de düzenlenen basit cinsel saldırı suçu ve sarkıntılık suretiyle basit cinsel saldırı suçlarında mağdurun rızası, hukuka uygunluk nedenidir. Ancak burada dikkat edilmesi gereken husus, mağdurun hukuki anlamda iradesinin tam olmasının gerekliliğidir. Yani mağdurun yaş küçüklüğü ya da ehliyetsizlik gibi ruhsal anlamda irade açıklamasına engel bir durum bulunmamalıdır.

İştirak, cinsel saldırı suçlarının her türlüsüne basit ve nitelikli hallerine iştirak mümkündür. Her bir fail doğrudan veya olası kastı far etmeksizin suç tipinden sorumlu tutulacaktır.

Teşebbüs, basit cinsel saldırı suçuna ve daha sonraki yazımızda bahsedeceğimiz suçun nitelikli hallerine teşebbüs mümkündür.

İçtima, farklı mağdurlara karşı işlenen her bir suç ayrı suç olarak değerlendirilir. Bir mağdura karşı değişik zamanlarda yapılan ve eylemler arasında uzun süre bulunması halinde fail, eylem sayısınca cezalandırılacaktır. Burada esas olan hukuki kesinti bulunup bulunmadığının araştırılmasıdır. Failin, bir suç işleme kastı ile suçun önce basit cinsel saldırı halini daha sonra nitelikli halini aynı mağdura karşı işlemesi halinde zincirleme suç hükümleri uygulanabilecektir. Yargıtay’ın son güncel kararlarına göre, cinsel saldırı suçunun bir çok fail tarafından gerçekleştirilmesi durumunda failler hakkında zincirleme suç hükümlerinin uygulanmayacağı yönündedir. Yargıtay eski kararlarında faillerin tamamını zincirleme suç hükümlerinde artırım yaparak sonuca gidilmesi yönünde kararları vardı. Değişik zamanlarda cinsel taciz ve cinsel saldırı suçunun aynı mağdura karşı işlenmesi durumunda her iki suç tipi kanuni unsurlarındaki farklılıktan dolayı ayrı ayrı cezalandırılması gerecektir.

Cinsel saldırı suçu niteliği itibariyle içerisinde tehdit ve cebir suçlarını da barındırdığından failin eylemi neticesi sebebiyle ağırlaştırılmış kasten yaralama suçuna vücut vermiyorsa faile ayrıca diğer suçlardan ceza verilmeyecektir. Cinsel saldırı suçu işlenirken aynı zaman kişiyi hürriyetinden bırakma suçunun oluşup oluşmayacağı hususu Yargıtay kararları ile istikrar kazanmış durumdadır ve eğer fail, mağduru cinsel saldırı suçu boyunca sınırlı olarak zorla alıkoyma eylemini gerçekleştirmiş ise sadece cinsel saldırı suçundan dolayı cezalandırılacaktır. Aksi halde failin, mağduru olay öncesi veya sonrasında zorla alıkonduğuna ilişkin delillerin ispatlanması durumunda fail, hem cinsel saldırı suçundan hem de kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma suçundan cezalandırılacaktır.

Yargılama Usulü, TCK m.102/1’de düzenlenen basit cinsel saldırı ve sarkıntılık suçları, Asliye Ceza Mahkemesinin görevine giren suçlardandır ve yargılama olay yeri Asliye Ceza Mahkemesince yürütülecektir.

Konu hakkında detaylı bilgi edinmek isteyen kişiler, aşağıda linkini bıraktığımız web sitelerini ziyaret edebilirler.

https://dergipark.org.tr/tr/pub/auhfd/issue/42360/509913

https://karararama.yargitay.gov.tr/

https://tbbdergisi.barobirlik.org.tr/m2005-57-126

Kategori: Ceza Hukuku
Yazar: Arabulucu Avukat Murat YILDIRIM